Kazancı Haber (.Bir haberden daha fazlası.)
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM FORUM

EN ÇOK OKUNANLAR

Şu Masada Kağıt Oynayanlar Nereli ?

Naci Sözen

29 Mart 2023, 20:37

Naci Sözen

ERMENEKLİYE NERELERDE RASTLADIM ? yazı serisine devam ediyoruz. Ege Denizinde petrol arama ve sahaları kullanma konusunda, Yunanistan ile savaşın eşiğine geldiğimiz 1980’li yılların ortalarıydı. İzmir ili, Karaburun ilçesi yakınlarında bir noktada görevliydik. O dönemlerin en popüler cihazı “ video “ cihazı, en yaygın eğlencesi de video cihazlarını kullanarak evlerde ve kahvehanelerde sinema filmi izlemekti. Bu günlerde, sadece film kaseti satan veya kiralayan dükkanlar açılmıştı. Filimler haftalık olarak topluca satın alınıyor, köy kahvelerinde sırayla oynatılarak müşteriler memnun ediliyor, hafta sonu, eski filimler getirilip yenileriyle değiştiriliyordu.

Bizim bulunduğumuz yüksek tepe her şeyden mahrum olduğundan, sahil şeridinde bulunan Kösedere köyündeki bir kahve ile görüşülmüş, orada oynayan filimler iki günlüğüne bize getiriliyor, bizdeki personel de bu iki gün içinde seyrettikten sonra, tekrar kahveye iade ediliyor, oradan topluca İzmir merkeze değiştirmeye götürülüyordu. Yağmurlu ve fırtınalı bir kış günü, resmi aracımızla köyün yakınından geçerken, köydeki kahveye uğrayarak, izlenmiş film varsa ödünç olarak almamız istendi. Hatırlayanlar olacaktır, o yıllarda, bu köyde yaşayan yaşlı bir kişiye yılbaşında en büyük ikramiye isabet etmişti. Bu kişi, genç bir hemşire ile evlenerek İzmir’e taşındı. Birkaç yıl sonra öldü ve tüm servet genç hanımına kaldı. Bu kişi, koyu bir Beşiktaşlı olduğunu, paranın bir kısmını bu takıma yardım olarak vereceğini bile açıklamıştı.

Yağmurun şiddetinden aracın silecekleri hareket edemiyordu. Kısa yolu, çamur deryası ve su kanalı geçer gibi güçlükle alarak kahvenin önünde durduk. Tüm köy erkekleri kahveye toplanmışlar, masalarda kağıt oynanıyor, bir gurup da televizyon karşısında film izliyordu. Kapıdan gurup halinde girdiğimizi gören kahvenin sahibi (patronu) hemen koştu ve bir masa açarak bizi buyur etti. Garsona çaylar da söylendi. Bu köylü, genellikle meyve, sebze ve zeytinle uğraşıyordu. Bu bölgenin çekirdeksiz ve şarap yapılan siyah üzümleri tarihi bir şöhrete sahipti.

Masamıza oturan patron, bizlerle sohbet ederken, merak ettiği soruları da arada soruveriyordu. Cevaplar onu tatmin etmemiş olacak ki, bizlerin memleketini sormaya başladı. Sıra bana gelince de “ siz nerelisiniz ? “ dedi. Ben, cevap vermeden önce, içimden, “ bu hücra köydeki kahveci benim memleketimin adını bile hiç duymamıştır, ama, biliyormuş gibi yapabilir “ diye geçiriyordum. Fazla bekletmeden “ Ermenekliyim, ismini hiç duymamışsınızdır “ demeyi de ihmal etmedim. Bu cevabı alan kahveci güldü ve “ ayıp ettiniz, biz Ermenekliyi iyi tanırız, her sene buraya çok kişi gelir oralardan “ dedi. Bu cevap karşısında şaşırmış olarak, Ermenekli bu köye nasıl ve neden gelebilir ? diye konuşmamı sürdürdüm. Kahveci, köylerindeki yer bağların kazılması, çıbıkların dikilmesi, budanması ve bakımlarının yapılmasını her kış ve baharda Ermenek’ten gelen işçilere yaptırdıklarını anlattıktan sonra, ilerdeki bir masayı göstererek “ işte, şu masada kağıt oynayanlar Ermenekli, yağmur nedeniyle çalışamadıklarından burada oyunla vakit geçiriyorlar “ dedi.

Ermenekliye, bu seferde, hiç beklemediğim bir yerde ve zamanda, hücra bir Ege köyünde, kış günü ve aşırı yağmur altında rastlamıştım. Şaşkınlık içinde masamdan kalktım ve işaret edilen masaya giderek selam verdim ve bir sandalyeye oturdum. Masadakiler, altmışaltı (köylü oyunu da denir ) oynuyorlardı. Kendimi tanıttıktan sonra onların nereli olduklarını sordum. Ermenek, Davdas (Üzümlü), Karapınar ve Başdere köylerinden olduklarını, her yıl kış ortasında Kösedere köyüne çalışmak için geldiklerini, sıcaklar başlayınca da köylerine döndüklerini, köylülerle adeta kardeş gibi olduklarını anlattılar.

Bir köy kahvesinde, başına toplandıkları bir masada, iskambil kağıtlarıyla oyun oynayan Ermenekli hemşerilerimle kısa bir süre hasret giderdik ve dertleştik. Onlara iyi çalışmalar ve bol kazançlar dileyerek ayrıldık ve yolumuza koyulduk. Aracımız, dik yamaçlarda ve sisler arasında virajları bir bir kıvrılarak tırmanırken, ben, binlerce kilometre uzaktaki Taşeli insanının, ekmeği uğruna, kış günü ne zahmetlere katlandıklarını, yağmur engeline takılarak boş geçen günlerini kahvede geçirmek zorunda kalmış olduklarını düşünerek, onlar için hem üzülüyordum, hemde, bu kadar büyük zahmetlere göğüs germeleri ve işlerinin ehli olmaları konularında onlarla gurur duyuyordum.

Bir yıl önce gördüğüm, fidan dikmek için Urla Orman İşetmesinde çalışan hemşerilerimi hatırladım. Bizim çocukluğumuzda, Anamur’a portakal bahçelerinde çalışmak için kış mevsiminde gidenlerin, günlerce yağmura tutulup kahvelerde zaman öldürdükleri, ceplerinden yiyip içtikleri günlerin anlatılan hikayelerini aklımdan geçirdim. Hatta, Kıbrıs savaşları devam ederken, Anamur kahvelerinin birinde oturan ve yağmurun dinmesini bekleyen Kazancılıların, dışarı çıkan merhum Goca Hasan (İNCİ)’a “ bak bakalım yağmur durmuş mu?” dedikleri, çalışkanlığı ve kuvvetiyle ünlü bu muhterem kişinin de kapıdan denize doğru bakarak, yağmurun hala yağdığını söyledikten sonra “ vur Akdeniz, vur “ diye bağırıp, kafasını kaldırarak, ileride olduğunu bildiği Kıbrıs adasına bakar gibi yapıp “ seninde hesabını göreceğiz Makaryos “ demiş olduğu gülümseten hikayeleri hatırlayarak, “ nerden, nereye “ diye mırıldandım….

Yazının sonunu “ Bakalım, Başka Bir Ermenekliye, Nerede Rastlayacağım? “ diyerek bitireyim..
Yazan: Av.Naci SÖZEN, Mart 2008/ANKARA

Bu haber 170 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

ANKET

Alanya İl olursa Kazancı bağlansın mı




Tüm Anketler

Demokrasi Kazansın01 Nisan 2024

HABER ARA


Gelişmiş Arama

© 1999 - 2023 haber sitemize girilen ve yüklenen yazı, bilgi belge, içerik ve fotoğrafları Kazancı haber her türlü basım yayın kitap broşür vb işlerde kullanabilir sahipleri bu konuda muvakatname vermiş sayılır. ayrıca sitede yayınlanan her türlü veri kazancı haberden izin almadan kullanılamaz. Haber, Köşe Yazıları ve yorumların sorumluluğu sahiplerine ait olup, sitemiz bu konuda herhangi bir sorumluluk kabul etmez.

RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi